SEKİZİNCİ BEŞ YILLIK KALKINMA PLANI

SANAYİ BİTKİLERİ ALT KOMİSYONU RAPORU

 

PAMUK

 

Hazırlayanlar:

Hasan Basri Karadayı (Pamuk Araştırma Enstitüsü-Nazilli/Aydın)

Dr Ahmet Sağdemir (Pamuk Araştırma Enstitüsü-Nazilli/Aydın)

Prof.Dr. Oktay Gencer (Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi / Adana)

Ocak 2000

 

I.GİRİŞ

Dünyada en önemli lif bitkilerinden biri olan pamuk, lifi ile tekstil sanayinin, tohumu ile yağ sanayinin ve küspesi ile yem sanayinin önemli hammaddesini oluşturmaktadır. Dünyada yaklaşık 33 – 34 milyon hektar alanda ekim yapılmakta ve 18 – 20 milyon ton lif pamuk üretimi yapılmaktadır. Türkiye’de ise 1998 yılı rakamlarına göre 755 bin hektar alanda ekimi yapılmakta ve 870 bin ton lif pamuk üretilmektedir. Lif verimi yönünden ise Türkiye, önemli pamuk üreticisi ülkeler arasında ilk sıralarda yer almaktadır.

Pamuk esas olarak lif üretme amacıyla yetiştirilmekteyse de aynı zamanda yağ ve yem bitkisi olması dolayısıyla da ekonomik değeri yüksek bir tarım ürünümüzdür. Pamuk, lif üretimi ile 70 milyona yaklaşan nüfusumuzun ihtiyacını karşıladığı gibi, tekstil ürünleri ihracatı, Türkiye toplam ihracat gelirinin %35-40’ını oluşturmaktadır. Bu nedenle, Türkiye, pamuk üretiminde ve dünya tekstil ticaretinde ve dünya tekstil ticaretinde ön sıralarda yer almaktadır. Bu özelliği ile pamuk; tarımı, çırçırlama, iplik, dokuma, tekstil yağ ve yem sanayii ile ticarette büyük bir kitleye istihdam yaratmaya devam edecektir.

 

 

II.YAKIN GEÇMİŞTEKİ GELİŞMELER VE MEVCUT DURUM

Pamuğun Anadolu’daki geçmişi 1 yy. kadar  geriye gitmektedir. Ülkemizde esas olarak pamuk, Çukurova, Ege, Antalya ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde genellikle sulanan alanlarda üretilmektedir. Sayılan bu bölgeler dışında da az da olsa pamuk yetiştirilmektedir. Buna karşın son yıllarda Çukurova Bölgesi ve Anatalya’da pamuk üretim alanlarında azalma görülürken, GAP projesine bağlı olarak Güneydoğu Anadolu Bölgesinde pamuk ekim alanlarında önemli artışlar meydana gelmektedir. Türkiye pamuk üretiminin uzun yılları içeren rakamları incelendiğinde, üretim alanlarındaki artışlar daha yavaş ilerlerken, üretim miktarındaki artışlar daha hızlı gelişmiştir. Tablo I ’ den görüldüğü gibi 1970’li yıllardan itibaren görülen hızlı üretim artışlarında araştırma Enstitülerinde yapılan ıslah çalışmaları sonucu geliştirilen yeni çeşitlerin üreticiye ulaştırılması etkili olmuştur. Türkiye’nin uzun yıllar pamuk ekiliş, üretim ve verim durumu tablo I de verilmiştir.

 

  Tablo I. Türkiye’de Pamuk Ekiliş Alanı, Üretim ve Verimi

Yıllar

Ekiliş

(1000 ha)

Lif Üretimi

(1000 ton)

Lif Verimi

(kg/ha)

Dünya Ort.

(kg/ha)

1932

158

20

128

128

1942

237

74

227

227

1952

675

165

244

237

1962

660

245

371

298

1972

760

544

715

367

1982

595

489

822

402

1992

637

574

900

576

1993

567

602

1061

567

1994

851

628

1080

580

1995

757

851

1125

581

1996

750

792

1056

581

1997

719

837

1165

581

1998

755

870

1152

556

  Kaynak: DİE Türkiye İstatistik Yıllığı, Ankara 1997

                Pamuk Daimi Çalışma Grubu Toplantı Raporları, Nazilli, 1999

 

 

1.GENETİK KAYNAKLAR

Türkiye’de pamuk tarımında asıl gelişme, Cumhuriyetin ilanından sonra olmuştur. 1924 yılında Çukuova bölgesinde Adana’da, Ege Bölgesinde Nazilli’de olmak üzere iki araştırma istasyonu kurulmuştur. Bu istasyonlarda, USA’dan getirilen 40 genotiple, introdüksiyon çalışmalarına ağırlık verilmiştir. Yapılan uzun çalışmalar sonunda Türkiye pamuk ekim alanlarının hepsi G.hirsutum L. Türü pamuklar ile kaplanmıştır.Halen Nazilli Pamuk Araştırma Enstitüsü genetik stoklarında gerek yurt dışından getirilmiş, gerekse yapılan ıslah çalışmaları sonucunda yurt içinde elde edilmiş toplam 321 çeşit bulunmaktadır. Bu çeşitlerden Nazilli 84, Nazilli 143 ve Nazilli M-503 Ege Bölgesinde, Sayar 314 ve Çukurova 1518 Adana’da, Erşan-92 ve Maraş-92 çeşitleri Maraş çevresinde olmak üzere bugün birçok çeşit pamuk ekim alanlarımızda yetiştirilmektedir. Bunun yanında pamukla ilgili kuruluşlar tarafından gerek yeni pamuk ekim sahaları ve gerekse makineli pamuk hasadına uygun çeşitler konusunda çalışmalar sürdürülmektedir.

 

2.ÜRETİM

a.EKİM ALANI, ÜRETİM VE VERİM

Türkiye’de pamuk Ege, Çukurova, Antalya ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde üretilmektedir. İlk üç bölgede pamuk tarımının geçmişi oldukça eskidir. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde ise sulama olanaklarının gelişmesi ile üretim alanları hızlı artış göstermiştir. Bu nedenle üretim alanlarındaki artış yine Gap Bölgesinde meydana gelecektir. Pamuk ekim alanı ve üretim miktarları Tablo 2 de verilmiştir.

 

Tablo 2. Türkiye’nin Bölgelere Göre Pamuk Ekim, Üretim ve Verim Durumu

Yıllar

Bölgeler

Ekim Alanı

(1000 ha)

Üretim

(1000 ton)

Verim

(Kg/da)

 

1991/92

Çukurova

184

161

88

Ege

253

263

100

Güneydoğu

130

115

89

Antalya

22

22

102

 

1992/93

Çukurova

218

194

89

Ege

261

260

100

Güneydoğu

136

95

70

Antalya

23

26

111

 

1993/94

Çukurova

151

152

95

Ege

236

272

115

Güneydoğu

150

153

102

Antalya

20

25

126

 

1994/95

Çukurova

159

178

105

Ege

237

265

112

Güneydoğu

160

164

103

Antalya

16

20

123

 

1995/96

Çukurova

254

284

112

Ege

266

308

116

Güneydoğu

191

208

109

Antalya

30

34

114

 

1996/97

Çukurova

219

225

103

Ege

266

278

104

Güneydoğu

205

226

110

Antalya

28

32

113

 

Çukurova

172

201

117

Ege

264

307

117

Güneydoğu

267

309

115

Antalya

17

20

117

 

Çukurova

178

198

111

Ege

252

285

113

Güneydoğu

309

368

119

Antalya

17

20

118

Kaynak: Tarımsal Ekonomi Araştırma Enstitüsü, Ankara 1998

              Pamuk Daimi Çalışma Grubu Toplantısı, Nazilli 1999

 

Tablonun incelenmesinden de görüleceği gibi son yıllarda 300 bin hektarı geçen rakamla en büyük pamuk ekim alanları Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yer almaktadır.

 

b.ÜRETİM TEKNOLOJİSİ VE SİSTEMLERİ

Pamuk üretim ve yetiştirilmesinde hem alet makine hem de insan işgücü yoğun bir şekilde kullanılmaktadır.Tarlanın ekime hazırlanması, ara sürümü, sulama ve nakliye işlemlerinin yerine getirilmesinde alet makine ön planda olmasına karşın, el çapası – seyreltme ve toplama (hasat) işlerinde insan işgücü ağırlıklı olarak kullanılmaktadır. Ülkemizde pamuk tarımı genellikle sulu tarım arazilerinde yapılmaktadır.Bu nedenle pamuk ekiliş alanları yeni sulama alanlarının açılmasıyla artış göstermektedir. Buna bağlı olarak gübre kullanımı yoğundur. Genellikle dekara saf madde olarak 10 – 12 kg azot, 6 – 7 kg fosfor verilmekte ve gerekli durumlarda potaslı gübreler de ilave edilmektedir.

Pamuğun yetişme periyodu boyunca genelde yağmur yağmaktadır. Pamuğun bir yetişme sezonunda 500 – 1100 mm ilave suya ihtiyacı bulunmaktadır. Bu nedenle ekim alanlarında gelişmiş sulama sistemlerine gereksinim vardır.

Pamuk ürününe zarar veren hastalık ve zararlılar bakımından pamuk üretim bölgeleri birbirinden az çok farklılık göstermektedir. Örneğin Ege Bölgesinin tamamında, Güneydoğu ve Hatay yöresinin bir kısmında solgunluk hastalığı (V. Dahliae) bulaşıktır. Aynı şekilde bazı yıllar Çukurova’da beyaz sinek (B.tabaci) büyük zararlara neden olmaktadır. Hastalık ve zararlılardan bir kısmı üründe verimi düşürdüğü gibi kaliteyi de olumsuz yönde etkilemektedir. Pamuk üretiminde ilaç kullanımını azaltmak ve verim artışı sağlamak için transgenik bitki yetiştirilmesi konusunda alan denemeleri başlatılmıştır.

Paamuk tohumluğunun tamamına yakını her sene yenilenmektedir. Geleneksel tohum hazırlama teknikleri (havlı tohum) yanında, son yıllarda havı alınmış (delinte) tohumluk hazırla çalışmalarında çok önemli ilerleme kaydedildiğinden üreticilere ilaçlanmış ve çıkış gücü yüksek daha kaliteli tohumlar oluşturmaktadır. Delinte tohum kullanılması ile kullanılan tohum miktarında en az %50 dolayında tasarruf sağlanmakta, hastalık ve zararlılarla mücadele sağladığından ilaçlama masrafları azalmaktadır. Ayrıca çapa ve seyrelme işlerinde tasarruf sağladığından maliyetlerin düşmesinde etkili olmaktadır. Delinte tohumun sağladığı bir çok avantajlardan dolayı delinte tohum ekimi, destekleme primleri verilerek özendirilmektedir.

Pamuk tohumu hazırlanmasında Nazilli Pamuk Araştırma Enstitüsü ve TARİŞ etkili olmaktadır. Her yıl 8000 ton’u TARİŞ, ve 3000 ton’u da serbest nüveciler vasıtası ile olmak üzere  ortalama 11 000 ton sertifikalı tohum üretilip dağıtılırken, Nazilli Pamuk Araştırması Enstitü çalışmaları ile her yıl ortalama 1 500 ton anaç kademede tohum üretilip, anlaşmalı nüveci yetiştiricilere dağıtılmaktadır. Pamuk tohumu hazırlanmasında diğer bölgelerde bulunan birlik ve kuruluşlarında benzer çalışmalar yaparak kaliteli tohum ihtiyacını karşılaması, üretimin artırılması açısından yararlı olacaktır.

Yukarıda açıklandığı gibi pamuk üretiminde, el çapası ve hasatta yoğun insan işgücü kullanılmaktadır. Bu da üretim maliyetini oldukça yükselmektedir. Diğer taraftan pamuk üretim bölgelerinde bu işler için yoğun işçi sıkıntısı çekildiği ve pamuğun yağmurlardan önce hasat edilmesi amacıyla son yıllarda hasat makinesi kullanma çalışmaları hızlanmıştır.

Özellikle çoğunluğu Ege Bölgesinde olmak üzere en son tekniklere sahip 10 adet hasat makinesi yurt dışından getirilmiş olup, bu sayı Güneydoğu Anadolu Bölgesine doğru yayılarak artış gösterecektir ve makineli pamuk hasadı daha da yaygınlaşacaktır.

Ekolojik tarım kavramının doğuşu Almanya’da 1970’li yıllarda başlamış ancak 1990 yılında önemli finansal destek nedeniyle 2500 dolayındaki işletmede eko tarıma geçiş yapılmıştır. 1989’dan beri AT tarafından ekolojik tarım finansal olarak desteklenmektedir. Türkiye’de ise ekolojik tarım, artan dış talebe karşı, ithalatçı ve ihracatçıların bir reaksiyonu şeklinde olmuştur. Büyük bir iç Pazar doğmamıştır. Çiftçilerin ilgisi daha çok fazla gelir sağlama amacına yöneliktir. Pamukta ekolojik tarım çalışmaları 1990’lı yıllarda başlatılmış ve hala aynı firma tarafından Muğla – Dalyan ve Salihli’de yaklaşık 1500 dekarlık alanda organik pamuk üretimi yapılmaktadır. Buralardan elde edilen pamuklardan yapılan giyim eşyalarının Avrupa pazarlarında daha yüksek fiyatlarla pazarlandığı bildirilmektedir. Üretimde çeşitlilik yaratılması açısından diğer pamuk üretim alanlarında da ekolojik pmuk tarımı için çalışmalar yapılmalı ve desteklenmelidir.

 

c.VII. BEŞ YILLIK KALKINMA PLAN HEDEFLERİ İLE MUKAYESESİ

Yedinci Beş Yıllık (1992 – 1999) Kalkınma Planında, pamuk Üretiminde yıllık artış %2 olarak hedeflenmiştir. Aşağıda 1990 – 1999 yılları arasında Türkiye’nin lif pamuk üretimi ile planda öngörülen hedefler verilmiştir.

 

Tablo 3. VII Beş Yıllık Plan Hedefleri (1000 ton)

Yıllar

Gerçekleşen Lif Üretimi

Plan Hedefi

1990

655

635

1991

560

654

1992

574

674

1993*

602

551

1994*

628

630

1995*

851

660

1996*

784

700

1997*

852

730

1998*

858

740

1999*

899

750

*Projeksiyon değerleri

Kaynak: Yedinci Beş Yıllık Kalkınma Planı “Sanayi Bitkileri” Özel İhtisas Komisyonu Raporu, Ankara, 1997

 

Tablo 3’te görüldüğü gibi VII. Beş yıllık plan hedefi, üretim alanları ve verimdeki artışlar dolayısıyla genellikle aşılmış, ancak bazı yıllar ithalat, düşük iç fiyatlar ve olumsuz hava koşulları nedeniyle üretimde düşmeler görülmüştür. Tablodaki rakamlardan anlaşılacağı üzere gerçekleşen üretim miktarlarında VII. Plan döneminde oldukça önemli artışlar olmasına karşın, tüketimdeki hızlı artış nedeniyle kendine yetersiz hale gelmiş ve daha fazla pamuk ithal etme yoluna gidilmiştir.

 

 

3.DIŞ TİCARET

İhracat ve İthalat Miktarları

Dünyada 1970’li yılların başında sentetik lif üretiminin çok hızlı artması, pamuğun tekstil Endüstrisindeki öneminin azalmasında etkili olmuştur. Yıllar boyunca tekstil maddelerinde talep eğilimleri değişim göstermiştir.

 

Tablo 4. Dünya Pamuk Lifi Üretimi, Tüketimi, İthalatı ve İhracat Durumu (1997) (1000 ton)

Ülkeler

Üretim

Tüketim

İthalat

İhracat

Çin

3701

4463

588

11

ABD

3872

2359

5

1546

Pakistan

1676

1568

22

152

Hindistan

2722

2743

44

65

Özbekistan

1263

185

1

1067

Türkiye

762

1002

283

44

Türkmenistan

152

41

0

152

Japonya

-

283

283

-

Yunanistan

381

142

9

239

Güney Kore

-

294

294

2

Endonezya

4

512

512

-

Meksika

187

359

261

65

İtalya

-

340

348

5

Taiwan

-

316

316

-

DÜNYA

19017

19266

6135

6043

Kaynak: Cotton: World Markets and Trade, USDA, 1997

 

Önceleri toplam lif üretiminde doğal lifler sınırlı üretimine rağmen ağırlıkta iken yapay liflerdeki yenilikler nedeniyle eğilim yapay liflere olmuştur. Ancak bu eğilim, günümüzde çevre kirliliği faktörü nedeniyle doğaya dönüşü yapay liflere göre daha kolay olan doğal liflere kayma göstermektedir. Günümüzde dünya lif talebinin %50’si doğal liflerden, %50’si yapay liflerden sağlanmaktadır. Bu durum tekstil endüstrisinde bitkisel liflerin öneminin daha uzun yıllar devam edeceğinin bir göstergesidir. Ülkelere göre pamuk lif üretimi , tüketimi, ithalatı ve ihracatı 1997 yılı verilerine göre tablo 4’te verilmiştir.

Tablo 4’den dünya pazarlarında yaklaşık 6 milyon ton pamuk lifi ticareti yapıldığı, ihracatta en büyük payın ABD, Özbekistan, Yunanistan, Pakistan ve Türkmenistan’a, ithalatta ise Çin, Endonezya, İtalya, Taiwan, Güney Kore, Japonya, Türkiye ve Meksika gibi ülkelere ait olduğu görülmektedir. Türkiye’nin 1997 yılı verilerine göre 283 bin ton lif pamuk ithal ettiği, 44 bin ton ihracatı olduğu görülmektedir.

Türkiye’nin 1990 – 1998 yılları arasında gerçekleştirdiği lif pamuk üretim, tüketim, ihracat, ithalat ve stok durumu incelendiğinde (Tablo 5), 1990 yılında 540 bin ton olan iç tüketimimizin 8 yılda 1 milyon 200 bin ton’a çıktığı görülmektedir. Tüketimdeki bu artışa bağlı olarak lif pamuk ithalatımız da yaklaşık beş kat artmıştır. Buna karşın lif pamuk ihracatımız ise %50 dolayında azalmıştır.

 

 

 

 

Tablo5. Türkiye’nin Lif Pamuk Üretimi, Tüketimi, İthalatı ve Stok Durumu (1990 – 1998)(1000 ton)

Yıllar

Üretim

Tüketim

Tük./Üret.

(%)

İhracat

İthalat

Stok

1990/91

655

540

82.4

113

79

103

1991/92

561

625

111.4

118

49

101

1992/93

574

625

108.9

47

153

87

1993/94

602

700

116.3

149

202

212

1994/95

628

850

135.3

47

149

124

1995/96

851

950

111.6

31

187

138

1996/97

784

1050

133.9

109

170

99

1997/98

852

1150

135.0

72

363

123

1998/99

858

1200

140.0

-

-

143

1999/00

899

-

-

-

-

-

Kaynak: 1990’lı Yıllarda Türk Tekstil ve Konfeksiyon Sektörü, İTKİB, Ekim 1998

             Pamuk Daimi Çalışma Grubu Toplantı Raporları, Nazilli, 1999

 

4.STOK

Dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de üretim, iç tüketim, ithalat ve ihracata bağlı olarak her sene değişen miktarlarda lif stoğu devretmektedir. Türkiye’nin ve dünyanın 1993 – 1997 yılları arasındaki pamuk lifi stokları aşağıda verilmiştir. Lif pamuk stoklarının yıllık 100 – 200 bin ton arasında değiştiği, bunda da önemli miktardaki ithalat miktarının etkili olduğu görülmektedir. Sene sonu stokları, pazarlama yılı içindeki üretim ve tüketim durumunu yansıttığı gibi bu stokların seviyesi gelecek sezonun toplam arzını etkilediğinden, genel fiyat seviyesini de etkilemektedir. Bu nedenle, her ürün için olduğu gibi stok seviyesi pamuk ve tekstil sektöründe de önemlidir. Tablo 6’da görüldüğü gibi dünya pamuk stokları ortalama 6 milyon ton ile 9.5 milyon ton arasında değişmektedir. Dünyada en fazla pamuk stokları ortalama 3 milyon ton ile Çin’de, 800 bin ton ile ABD’de, 700 bin ton ile Hindistan ve ortalama 350 bin ton ile Pakistan’da bulunmaktadır.

 

Tablo 6. Dünya ve Türkiye’deki Lif Pamuk Stokları (1000 ton)

Yıllar

Dünya Stoku

Türkiye Stoku

1993/94

5 722

212

1994/95

6 373

124

1995/96

7 436

138

1996/97

7 935

99

1997/98

9 455

123

Kaynak: USDA, ICAC ve World Cotton Statistics

 

 

5.YURTİÇİ TÜKETİM

 

 

6.FİYATLAR

Her pamuk üreticisi ülkede farklı pamuk fiyatı oluşmasına rağmen, Liverpool (c.i.f.) A – Endeks  pamuk fiyatı dünya pamuk fiyatı olarak kabul edilir. Liverpool A – Endeks, orta boy pamuk için birçok ülkenin pamuk fiyatlarından her günün en düşük beş ülke fiyatının (Kuzey Avrupa c.i.f. ve Libre başına ABD centi olarak) basit ortalaması alınarak hesaplanmaktadır. Bu endeks, uluslararası fiyatların rekabet seviyesini belirten bir gösterge olarak kullanılabilir. Pamuk üretici ülkelerin Fiyatları Tablo 7’de verilmiştir.

 

 

 

 

 

 

 

Tablo 7. Pamuk Üretici Ülkelerin Fiyatları (1990 – 1996) (Cent/kg)

Pazar. Yılı Ağu.1

CA/AZ

Memphis

Orta ABD

Avustu ralya

Türkiye İzmir

Paraguay

Meksika

Pakistan

A Endeks

1990/91

91,10

88,93

83,64

87,16

87,98

81,92

84,72

83,18

82,95

1991/92

68,94

65,82

68,28

66,23

74,63

61,44

68,07

64,76

62,85

1992/93

62,05

63,82

0,00

64,79

0,00

67,98

0,00

54,72

58,31

1993/94

72,84

73,18

0,00

83,72

60,12

83,66

0,00

56,86

70,77

1994/95

99,76

99,89

0,00

81,20

0,00

105,82

83,61

0,00

92,72

1995/96

97,89

93,76

0,00

86,73

90,71

69,84

95,03

86,32

85,61

1996/97

83,71

82,80

0,00

83,14

0,00

0,00

79,46

73,49

78,47

Kaynak: ABD Tarım Bakanlığı Ekonomik Araştırma Servisi

 

Ülkemiz ekonomisinde önemli bir yere sahip olan pamuk bitkisi, birçok sanayiye hammadde oluşturmaktadır. Üreticiler elde ettikleri kütlü pamuğu, Tarım Satış Kooperatifleri Birlikleri’ne, tüccarlara veya doğrudan çırçır fabrikalarına satmaktadırlar. Birlikler veya tüccarlar almış oldukları kütlü pamuğu işleyerek ya borsada satmakta veya ihraç etmektedirler. Pamukta, her yıl Birlikler, Pamukla ilgili Araştırma Enstitüleri, Ziraat Odaları ve borsalar gibi kuruluşlarca üretim maliyetleri belirlenmekte ve bu maliyetler bu kuruluşların ortak çalışması ile kesinleştirilip Sanayi ve Ticaret Bakanlığına gönderilmektedir. Destekleme alımı yapılan yıllarda, Para Kredi Koordinasyon Kurulu toplanarak o yılın şartlarına göre taban fiyatı belirler ve bu fiyatlar hükümet tarafından ilan edilir. Tarım Satış Kooperatifleri Birlikleri, Birlik adına alım yaptıkları yıllarda ise Yönetim Kurulu kararıyla alım fiyatı belirleyip, Sanayi ve Ticaret Bakanlığına bilgi için sunulmaktadır. Bakanlığın verdiği onay doğrultusunda alım fiyatları ilan edilmektedir. İlan edilen fiyatlara göre serbest piyasada başlayan pazarlama sezonu içinde üreticiler pamuğunu ya Birliklere teslim etmekte ya da serbest piyasada tüccara satmaktadır. Genellikle Eylül ayı içerisinde başlayan kütlü pamuk pazarlama dönemi bir sonraki yılın Mart ayına kadar devam etmektedir. Bu dönem içerisinde  sertbest piyasa fiyatları genellikle Birlik alım fiyatları çerçevesinde oluşmakta ise de zaman zaman daha düşük fiyatlarla da pamuk pazarlandığı görülmektedir. Birliklerin Kütlü pamuk üretici maliyetleri ve alım fiyatları Tablo 8’de Aylara göre Ege lif pamuk borsa fiyatları Tablo 9’da ve Ege lif pamuk fiyatlarının Dolar değerleri Tablo 10’da verilmiştir.

Tablo 8’den açıkça görüldüğü gibi kütlü pamuk alım fiyatları ülkemizde maliyetlerin altında gerçekleşmiştir. Bunu da pamukta emek yoğun üretim yapılan Türkiye’de maliyetlerin yüksek olmasına bağlayabiliriz. Bu nedenle pamuk üretim tekniğini değiştirip genellikle makineli tarıma geçilmesi konusundaki çalışmaların hızlandırılması gerektiğini söylemek doğru olacaktır.

 

Tablo 8. Birliklerin Kütlü Pamuk, Üretici Maliyetleri ve Alım fiyatları (TL/kg)

 

İş Yılları

TARİŞ

ÇUKOBİRLİK

ANTBİRLİK

Maliyet Fiy.

Baz Alım Fiy.

Maliyet Fiy.

Baz Alım Fiy.

Maliyet Fiy.

Baz Alım Fiy.

1990/91

2 475

2 170

2 961

2 050

2 176

2 151

1991/92

3 767

3 500

3 249

3 650

3 195

3 500

1992/93

5 681

5 600

4 669

5 950

5 151

5 600

1993/94

8 860

8 750

7 870

6 100

7 997

5 750

1994/95

17 768

25 000

17 498

26 500

18 022

26 000

1995/96

40 698

44 000

31 610

36 000

38 754

46 180

1996/97

73 652

73 000

53 974

60 000

70 470

75 000

1997/98

135 987

140 000

117 266

120 000

138 170

145 000

1998/99

283 330

195 000

163 752

160 000

224 000

195 000

1999/00

-

230 000

-

210 000

-

210 000

Kaynak: Tarımsal Ekonomi Araştırma Enstitüsü, Yayın No:27, Ankara 1999

 

Tablo 9 incelendiğinde görüleceği gibi lif pamuk fiyatları hasat döneminin başladığı Eylül aylarında o yılın en düşük fiyatlarına gerilemekte, hasat ve pazarlama döneminin ilerlemesi ile fiyatlarda yavaş yavaş yükselme başlamakta, bir sonraki yılın Nisan aylarında hızlı fiyat artışları görülmektedir. Özellikle, Lif pamuk fiyatları Mayıs – Temmuz aylarında en yüksek seviyesine ulaşmaktadır. Ancak 1999 yılında geçmiş yıllara göre farklı bir durum görülmüş, lif pamuk fiyatları, yükselmenin tersine bir yıl önceki fiyatların da gerisine, 500 000 TL/kg’ın da altına düşmüştür.

 

Tablo 9. Aylara Göre Pamuk Fiyatları (TL/kg)

AYLAR      

1993

1994

1995

1996

1997

1998

OCAK

12 927

24 671

104 087

101 880

214 263

370 000

ŞUBAT

13 411

30 086

100 678

104 500

223 562

386 500

MART

14 741

36 795

112 421

116 000

227 681

383 300

NİSAN

17 293

59 966

107 111

123 833

232 500

419 090

MAYIS

17 635

66 541

108 200

153 600

261 136

459 807

HAZİRAN

16 360

67 000

101 093

171093

291 750

537 777

TEMMUZ

15 207

70 000

96 571

177 375

290 750

557 500

AĞUSTOS

13 642

71 000

99 500

178 000

316 666

526 071

EYLÜL

12 956

56 472

94 928

168 682

316 375

465 555

EKİM

13 616

62 100

101 761

169 472

330 000

395 526

KASIM

14 876

78 175

96 875

162 041

318 666

379 868

ARALIK

18 176

86 025

102 857

186 600

341 800

400 500

Kaynak: Tarımsal Ekonomi Araştırma Enstitüsü, Yayın no:27, Ankara, 1999

 

Diğer taraftan lif pamuk fiyatlarını aylara göre Dolar bazında incelendiğinde (Tablo 10), iç piyasa fiyatlarının çoğunlukla 1 Doların üzerinde oluştuğunu görürüz. 1995 yılında yıl boyunca 2 Doların üzerinde seyreden fiyatların diğer yıllarda genellikle Mayıs – Ağustos ayları arasında 2 Doların üstüne çıktığı görülmektedir. Bunun başlıca nedeni 1990’lı yıllardan itibaren çok hızlı gelişen tekstil sanayimizin, 1995 yılında pamukta kendine yeterlilik oranının %85’e gerilemiş olması, buna karşın tekstil ürünleri arasında yer alan hazır giyim ve hazır eşyada %300’ün üzerinde üretim artışı yapılmasıdır.

 

Tablo 10. Aylara Göre Pamuk Fiyatları ($/kg)

AYLAR      

1993

1994

1995

1996

1997

1998

OCAK

1,49

1,62

2,60

1,69

1,87

1,73

ŞUBAT

1,48

1,70

2,46

1,63

1,83

1,72

MART

1,57

1,79

2,70

1,70

1,81

1,62

NİSAN

1,88

1,89

2,54

1,70

1,71

1,71

MAYIS

1,77

1,98

2,56

2,01

1,87

1,83

HAZİRAN

1,56

2,11

2,35

2,15

1,99

2,07

TEMMUZ

1,36

2,26

2,18

2,15

1,85

2,08

AĞUSTOS

1,17

2,24

2,14

2,10

1,96

1,93

EYLÜL

1,09

1,67

1,99

1,90

1,85

1,70

EKİM

1,09

1,78

2,04

1,81

1,78

1,42

KASIM

1,11

2,16

1,85

1,65

1,71

1,29

ARALIK

1,30

2,30

1,82

1,69

1,69

1,32

Kaynak: Tarımsal Ekonomi araştırma Enstitüsü, Yayın no:27, Ankara, 1999

 

 

7.İSTİHDAM

Ülkemizde Ege, Çukurova, Antalya ve Güneydoğu Anadolu’nun sulanan tarım alanlarının önemli bir kısmında pamuk yetiştirilmekte ve yoğun bir şekilde insan işgücü kullanılmaktadır. Pamuk tarımının yapıldığı ortalama 6 aylık yetiştirme sezonunda el çapası ve seyreltme ile hasat işlerinin tamamı insan işgücü ile yapılmaktadır. Çünkü bir dekar pamuğun üretiminde, yaklaşık 60 saat insan işgücü harcanmakta, bunun da 20 saati çapa ve seyreltme işlerinde, 30 saati de hasat işlerinde kullanılmaktadır (Nazilli Pamuk Araştırma Enstitüsü Proje Raporları, 1998). Bu da yaklaşık 6 milyon insanın geçimini pamuk tarımından sağlaması demektir. Ancak ülkemizin giderek sanayileşmesi sonucu tarımda çalışan insan iş gücü azalmaktadır. Bu nedenle son yıllarda tüm pamuk üretim bölgelerinde özellikle çapalama ve hasat dönemlerinde yoğun işçi sıkıntısının çekildiği görülmektedir. Pamuk, özellikle tekstil ve yağ sanayii ile katma değeri yüksek bir üründür. Bu nedenle gelişen tekstil ve konfeksiyon sanayimiz sayesinde yoğun işçi çalıştırılmaktadır. Bu da yeni istihdam alanlarının yaratılması demektir. Tekstil sanayi ile birlikte pamuk ürünü dolayısıyla 7 milyon insan geçimini pamuktan sağlamaktadır.

 

 

 

8.SEKTÖRDEKİ YAYIN, EĞİTİM VE ALTYAPI

Bir ülkenin teknoloji üretme olanaklarını geliştirmesi ve teknoloji üretiminde ilerleme sağlaması, ekonomik yönden refahın artmasına yol açmaktadır. Ekonomik refahın artırılmasına bilimsel ve teknik alt yapının oluşması ve teknoloji ve üretimdeki gelişmeler etki etmektedir. Pamuk üretimi ile ilgili çalışmalar uzun yıllardır başta Pamuk Araştırma Enstitüleri olmak üzere, pamuk üretim alanlarındaki pamukla ilgili kuruluşlar, tarım teşkilatları, Pamuk Tarım Satış Kooperatif Birlikleri, Üniversitelerin ilgili bölümleri, Ticaret Borsaları, pamukla ilgili özel kuruluşlar ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığı gibi kuruluşlarca Araştırma-Geliştirme (AR-GE) çalışmaları yürütülmekte ve elde edilen bulgular başta üreticiler ve kullanıcılara ulaştırılmaktadır. Bu çalışmalar sonucunda Türkiye pamukçuluğu üretimde ilk sıralara, verimde baş sıralara ve tekstil ve konfeksiyonda tüm dünya ile rekabet edebilecek seviyelere ulaşmıştır.

 

 

 

9.SERBEST BÖLGELERDE SEKTÖREL FAALİYETLER

Pamuk ürünleri ticareti Mersin Serbest Bölgesinde yeni başlamaktadır.

 

 

10. SEKTÖRDEKİ KAMU VE ÜRETİCİ KURULUŞLARI

Türkiye’de pamuk üretimi ile ilgili olarak başta Tarım Bakanlığı olmak üzere Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Üniversiteler ve Tarım Satış Kooperatifleri Birlikleri ile diğer bazı kuruluşlar faaliyet göstermektedir. Bunlardan Tarım Satış Kooperatifleri Birliklerinin çok eski geçmişi bulunmaktadır. Bunlar; Tariş, Çukobirlik ve Antbirlik’tir. Bu birlikler 1935 yılında çıkarılan 2834 sayılı kanun ve 1985’de büyük ölçüde değişime uğrayan 3186 sayılı kanuna göre faaliyetlerini sürdürmektedirler. Bu kooperatiflerle ilgili bilgiler Tablo 11’de verilmiştir. Burada görüldüğü gibi kooperatiflerin kuruluşları eski olup, sahip oldukları birlik ve üye sayısı bakımından çok önemli altyapı, tesis ve birikime sahiptirler. Birliklerin toplam 96 kooperatif ve 123 693 ortağı bulunmaktadır.

 

Tablo 11. Pamuk tarım Satış Kooperatifleri Birlikleri

Birlik Adı

Kuruluş Yılı

İli

Kooperatif Sayısı

Ortak Sayısı

TARİŞ

1949

İzmir

54

65 257

ÇUKOBİRLİK

1940

Adana

36

33 977

ANTBİRLİK

1952

Antalya

6

24 459

 Kaynak: Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Kayıtları

 

Tarım satış Kooperatifleri Birlikleri, özel bünye ve destekleme alımları olmak üzere iki türlü alım yapmaktadır. Birliklerin 8 yıllık kendi adına ve devlet adına almış oldukları miktarlar verilmiştir.

 

Tablo 12. Tarım Satış Kooperatifleri Birliklerinin Alım Miktarları (Ton)

Yıl

Alım Şekli

TARİŞ

ÇUKOBİRLİK

ANTBİRLİK

1990/91

Birlik Alımı

224 135

148 980

66 565

1991/92

Destekleme Alımı

227 819

237 468

51 115

1992/93

Destekleme Alımı

249 639

502 595

60 245

1993/94

Birlik A.+ Pirim

251 238

129 397

46 749

1994/95

Birlik Alımı

91 487

34 841

31 258

1995/96

Birlik Alımı

159 384

83 414

61 806

1996/97

Birlik Alımı

178 000

48 806

55 173

1997/98

Birlik Alımı

170 138

64 420

42 742

Kaynak: T.S.K. Birlikleri

 

Tarım Satış Kooperatifleri Birlikleri’nin hem devlet adına hem de kendilerine ait (öze bünye alımları) ürün alım miktarları birlikte değerlendirildiğinde, birliklerin etkinliği açıkça görülecektir. Birlik alımlarının toplam rekolte içindeki payı Tablo 13’te verilmiştir.

 

 

 

 

 

 

Tablo 13. Pamuk Tarım Satış Kooperatifleri Birliklerinin Alım Miktarlarının Rekolteye Oranı

Yıllar

Kütlü pamuk Üretimi (ton)

T.S.K.B. Alım Miktarları (ton)

Türkiye Üretimi İçindeki Payı ( % )

1990/91

1 650 000

439 880

26,7

1991/92

1 540 000

516 369

33,5

1992/93

1 635 000

803 488

49,1

1993/94

1 530 390

428 827

28,0

1994/95

1 637 950

157 726

9,6

1995/96

2 128 700

304 604

14,3

1996/97

2 089 220

282 979

13,4

 Kaynak:Milli Pamuk İstişare Kurulu Toplantı Notları, 1997

 

Pamuk Tarım Satış Kooperatifleri Birlikleri, görüldüğü gibi pamuk üretimimizin ortalama %20’lik bir bölümünü alarak önemli bir görevi yerine getirmektedirler.

 

 

11.SEKTÖRE SAĞLANAN DESTEKLER

Türkiye, 1980’li yılların başlarından itibaren uygulamaya koyduğu ihracata dayalı kalkınma modeli imalat sektöründe ihracata yönelik üretim kapasitesini hızla artırmayı başarmış ve neticesinde 1980 yılında 2,2 milyar $ düzeyinde olan toplam ihracatımız sürekli artan trendi ile 1998 yılında 26,881 milyar $’a yükselmiştir. Toplam ihracatımızdaki artışın en önemli sebebi, tekstil ve konfeksiyon sektörüne yapılan ve son on yıllık dönemde yıllık ortalama 1,2 milyar $’ı bulan yatırımlardır.

Türkiye 1997 yılı rakamlarına göre, en fazla pamuk ipliği, pamuklu mensucat, sentetik iplik üreten ülke sıralamasında sırasıyla 6, 7, 11’inci konuma yükselmiştir. Yine 1997 yılı rakamlarına göre ülkemiz, dünya tekstil ihracatındaki %2,2’lik payı ile13’üncü, Dünya konfeksiyon ihracatındaki %3,5’lik payı ile 6’ıncı en büyük ihracatçı ülke konumundadır.

Türkiye’de dokuma ve giyim sanayi yatırımları özellikle 1990 yılından sonra önemli artış göstermiştir. 1995 yılında dokuma ve giyim sanayine 2 359 adet yatırım teşvik belgesi verilmiş, yatırım tutarı ise 2 090 570 708 milyon TL olarak tesbit edilmiştir. Dokuma ve giyim sanayine verilen teşvik belgesi satısında, 1985 yılından 1998 yılına kadar 2,62 kat artış olmuştur. Bu dönemde verilen teşvik belge sayısında en büyük artış 7,78 kat ile 1995 yılında gerçekleşmiştir. Yine dokuma ve giyim sanayine yapılan teşvik belgeli reel yatırımlarda en büyük artış 30,2 kat ile 1995’te gerçekleşmiştir. 1985-1998 döneminde dokuma ve giyim sanayine verilen toplam 4 501 436 203 milyon TL teşvik tutarının; %43,5’i Marmara, %15,4’ü Güneydoğu Anadolu, %15,1’i Akdeniz, %12,0’si Ege, %7,3’ü Doğu Anadolu ve %3,2’si Karadeniz Bölgesine verilmiştir (Tablo 14).

 

Tablo 14. Dokuma-Giyim Sanayine Verilen Teşvik Belgeli Yatırım Tutarları

YILLAR

Toplam Yatırım

(Milyon TL)

YILLAR

Toplam Yatırım

(Milyon TL)

1985

573 806

1992

46 972 160

1986

921 640

1993

178 499 080

1987

1 595 054

1994

86 958 826

1988

3 694 315

1995

2 090 570 708

1989

8 028 017

1996

688 966 746

1990

24 174 910

1997

772 428 169

1991

15 469 190

1998

582 583 582

TOPLAM

4 501 436 203

Kaynak: Anonymous, 1999c. T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Teşvik ve Uygulama Genel Müdürlüğü

 

Hem teşvik belge sayısında hem de yatırım tutarında en yüksek payı Marmara Bölgesi almıştır. GAP ile birlikte teşvik yatırımlarında 2.sırada bulunan bölge Güneydoğu Anadolu Bölgesi olmuştur.

 

 

 

 

 

 

Tablo 15. Pamuk İçin Yapılan Ödemeler (Milyar TL )

Ödeme Yapan Kuruluş

1995

1996

1997

1998

1999

Toplam

Tarım satış Koop. Birliklerine DFİF’ndan Sağlanan Krediler

 

1 050

 

8 000

 

27 790

 

16 969

 

52 850

 

106 659

Pamuk Pirimi*

-

-

-

-

83 500

83 500

Toplam

1 050

8 000

27 790

16 969

136 350

190 159

* 1993 yılında ödenen pamuk pirimi 4,6 Trilyon TL’dir.

Kaynak: Başbakanlık, Hazine Müsteşarlığı, Kamu İktisadi Teşebbüsleri Genel Müdürlüğü

 

Pamuk alımlarında Birliklerin ödemeleri önemli yer tutmaktadır. Ödeme miktarları Tablo 15’te verilmiştir. Tablo’da görüldüğü gibi pamukta 1993 ve 1998 yıllarında pirim verilmiştir.

Diğer yandan, özellikle 1990 yılı ve sonrasında dokuma ve giyim sanayinde, yabancı sermaye yatırımlarının başladığı görülmüştür. Sektörde yabancı sermayeli 135 firma bulunmaktadır. Sektördeki yabancı sermayenin Türkiye’deki toplam yabancı sermaye içindeki payı %1,39 ‘dur.

 

 

 

12.PAZARLAMA FAALİYETLERİ VE STANDARDİZASYON

Üreticiler elde ettikleri kütlü pamuğu Tarım Satış Kooperatifleri Birlikleri’ne, tüccarlara veya doğrudan çırçır fabrikalarına satmaktadırlar. Ülkemizdeki mevcut pazarlama kanalı Şekil 1’de gösterilmiştir. Şekil 1’in incelenmesinden görüleceği gibi üretilen pamuğun %24’ü pazarlama kanalı içerisinde yer alan Kooperatif Birlikleri tarafından pazarlanırken, %76’lık gibi büyük bir kısmı serbest piyasada işlem görmektedir. Bu da pamuğun pazarlama sistemi içerisinde çok geniş bir alanda istihdam olanağı yarattığını göstermektedir.

Pamukta, ürün üretici bazında kütlü pamuk olarak pazarlanmaktadır. Lif pamuk standartları, pamuk ile ilgili bütün kurumların temsilcilerinin işbirliği ve katılımı ile oluşturulan pamuk danışma kurulu tarafından, ilk kez 1952 yılında oluşturulmuştur. Birkaç değişiklikten sonra 1972 yılında şimdiki uygulanan şekline dönüştürülmüştür. Ancak kurul 1972’den beri standartlar üzerinde hiçbir değişiklik yapmamıştır. Bu nedenle DTSGM tarafından yapılan derecelendirmelerde halen bu standartlar uygulanmaktadır. 1984 yılında Türk Standartları Enstitüsü tarafından, uygulanması zorunlu olmayan Lif Pamuk Standartları geliştirilmiş ve tebliğ olarak yayınlanmıştır. Lif pamuk standartları, sadece renk, parlaklık, yabancı madde ve hazırlama durumunu dikkate alır. Rollergin pamukları için pamuk üretim bölgelerine göre iki takım standart vardır. Ege, Hatay, Maraş ve Güneydoğu Bölgelerinde üretilen pamuklar için Ege Standardı, Çukurova’da üretilen pamuklar için Çukurova Rollergin Standardı vardır. Sawgin’de çırçırlanan pamuklar için üretim bölgelerine bakılmaksızın tek bir standart bulunmaktadır. Ege Bölgesinde üretilen pamuklara, rollergin Ege standartları uygulandığında, resmi olarak Ege Pamuğu olarak isimlendirilir. Ege Bölgesi dışında üretilen pamuklara, rollergin Ege standardı uygulandığında resmi olarak “Ege Tipi” olarak isimlendirilmektedir.

 

Renge Göre Pamuklarımız, A-UPLAND Grubu Pamuklar

Beyaz Sınıf

Hafif Benekli Sınıf

Renkli Sınıf

Tip Dışı Sınıf

Standart (Extra)

Standart (H.B.) 1

Renkli 1

Tip Dışı (özürlü)

Standart 1

Standart (H.B.) 2

Renkli 2

Tip Dışı (kuşbaşı)

Standart 2

Standart (H.B.) 3

Renkli 3

Tip Dışı (avaryalı)

Standart 3

Standart (H.B.) 4

Renkli 4 (Şamp-1)

-

Standart 4

Standart (H.B.) 5

Renkli 5 (Şamp-2)

-

Standart 5

-

-

-

Standart 6

-

-

-

 

 

 

Şekil 1 Pamukta Pazarlama Kanalı

 

 

 

 

 

 

 

 

Ancak ürettiğimiz pamukların kalitesinde ve işleme tekniklerinde önemli gelişmeler olduğundan, uygulanmakta olan standart işlerliğini büyük ölçüde yitirmiş olduğundan, 1999 yılında Sanayi ve Ticaret bakanlığı tarafından yeni tasnif kriterlerinin oluşturulması amacıyla “Pamuk Tasnif Kriterleri Danışma Komitesi”  oluşturulmuştur. Pamukla ilgili çeşitli kuruluş temsilcilerinden oluşan bu komite çalışmalarını sürdürmektedir.

 

 

13.SEKTÖRDE ARAŞTIRMA FAALİYETLERİ VE ALT YAPISI

Pamuk konusunda Araştırma Enstitüleri, Üniversiteler, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ve TARİŞ AR-GE gibi pamukla ilgili bir çok kuruluş tarafından araştırma faaliyetleri sürdürülmektedir. Bu çalışmalar yeni pamuk çeşitlerinin elde deilmesi gibi konular yanında, yetiştirme teknikleri, hastalık ve zararlılarla mücadele, makineli hasat ve yeni işleme tekniklerinin geliştirilmesi konularını kapsamaktadır. Tarıma dayalı sanayimizin ana maddesi olan pamuğun sorunlarının araştırılmasında 1963 yılında kurulan Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK), pozitif bilimlerin tüm dallarında, bu arada tarım ve tarıma dayalı endüstri alanında araştırma-geliştirme çalışmalarına programlar çerçevesinde destek vermeye başlamıştır. Bu nedenle Tarım Orman ve Gıda Teknolojileri Araştırma Grubu (TOTTAG) kurulmuş ve 1997 yılında Dünya Bankası’ndan sağlanan dört milyon ABD Dolarlık bir kaynağın , tarım, orman ve gıda teknolojileri alanındaki araştırma projelerinde kullanımı için görevlendirilmiştir. TÜBİTAK Bilim Kurulunun 11.4.1997 günü aldığı bir karar uyarınca, “Türkiye Tarımsal Araştırma Projesi (TARP)”nin uygulaması, TOGTAG’nca başlatılmıştır. TARP projelerinin değerlendirilmesinde aşağıdaki ölçütler göz önünde tutulmaktadır.

Proje Değerlendirme Ölçütleri                            Oranı (%)

Ekonomik önemi ve katkısı                                               25

Araştırma amaç ve kapsamının tutarlılığı                             20

Araştırma planının uygunluğu                                            20

Özel sektör desteği                                                          15

Kurum içi işbirliği                                                             10

Disiplinler arası işbirliği                                                     10

 

 

Pamuk konusunda yürütülen ve yürütülecek projelerin daha etkin olabilmesi için bu kuruluşlar arasında iyi bir koordinasyon sağlanarak çalışmalara maddi ve manevi desteklerin sağlanması gereklidir.

 

 

 

14.ULUSLARARASI KURULUŞLAR VE FAALİYETLERİ

Pamuk dünyada birçok ülkede yetiştirilmektedir. Bu nedenle uluslararası kuruluşların bu ürünle ilgili çalışmaları bulunmaktadır. Ancak 29 OECD ülkesinde 13 ürünle ilgili çalışmalar olmasına karşın, bu ürünler arasında pamuk yer almamaktadır. Dolayısıyla OECD ülkelerinde pamukla ilgili olarak tüketicilerin vergilendirilmesi ve üreticilerin desteklenmesi ile ilgili hesaplamalar yapılmamaktadır.

AB’ne üyeliğimiz, gıda sanayi (işlenmiş tarım ürünleri), tekstil ve deri sektörlerine olumsuz yönde etkilemeyecektir. Çünkü, Türkiye bu sektörler itibariyle AB ile rekabet edebilecek seviyede olup, gıda, tekstil ve ham deri, AB ile Gümrük Birliği Anlaşması kapsamındadır. Tekstil Ürünleri sanayi ürünü sayıldığından, AB ile Türkiye arasında serbest dolaşıma tabidir ve herhangi bir gümrük vergisi ile korunmamaktadır. 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı (Gümrük Birliği Anlaşması) çerçevesinde pamuk (mahlıç - lif pamuk) sanayi ürünü sayılarak, ülkemize ithalatı sıfır gümrükle yapılmaktadır. Dört yıllık uygulama döneminde, özellikle AB’nden pamuğun sıfır gümrükle ülkemize girmesi, pamuk üretimimize olumsuz etkilememiştir.

Türkiye2nin hedefi ham pamuk değil, tekstil ve konfeksiyon ihracatı olmalıdır. Tekstil sektöründe dünya genelinde yaşanmakta olan krize rağmen, Türkiye’nin tekstil ihracatında artışlar gözlenmektedir.

AB (başta İspanya ve Yunanistan) yılda yaklaşık 350 bin ton pamuk üretmektedir. Birlik, mahlıç (çiğidi alınmış lif pamuk) ihracatına destek vermemekle beraber, üretim esnasında pamuğu yüksek oranda desteklemesi, Türkiye’ye göre mahlıç fiyatının düşük olmasını sağlamaktadır. Böylece Türkiye piyasalarına AB ürünü pamuk rahatlıkla girebilmektedir. Ancak, AB’deki üretim miktarının sınırlı oluşu dikkate alındığında, bu miktarın ülkemiz pamuk üreticisine olumsuz etkilemeyeceği açıktır.

Diğer taraftan, adaylığımızın kabul edildiği şu günlerde, özellikle bu ülkelere yapılan tekstil ihracatımızın Tarife Dışı Engeller yoluyla engellenmesi halinde, bu durumun karşılıklı görüşmelerle çözümlenmesi, başta pamuk üreticisi olmak üzere tüm sektöre faydalar sağlayacaktır.

 

 

15.SEKTÖRLERLE İLGİLİ ÖNEMLİ PROJELER VE ETKİLERİ

 

16.DİĞER SEKTÖRLER İLE İLİŞKİ

Pamuk tarımı, diğer tarım ürünlerinde olduğu gibi birçok sanayilerin üretimi olan ürünleri kullanmaktadır. Bunlar gübreler, zirai ilaçlar ve alet ekipman gibi üretim girdileridir. Pamuk tarımında kullanılan bu üretim girdileri çevreyi, sanayi kadar olmasa da az veya çok etkilemektedir. Bu nedenle son yıllarda daha az gübre, ilaç, su kullanma olmak üzere, daha az toprak işleme konularında çalışmalar yapılarak uygulamaya aktarılmaktadır. Çünkü pamuk üretiminde kullanılan her bir girdinin bilinçsiz kullanılması, çevreyi, sağlığı ve dolayısıyla turizmi etkileyecektir.

Pamuk esas olarak lifi için üretilmekle birlikte, çiğiti yağ ve yağı alındıktan sonra kalan küspesi de yem sanayinin önemli hammaddesini oluşturmaktadır. Pamuk üretimimiz tarım sektörünün yanında tekstil, konfeksiyon, çırçırlama, yağ ve yem sektörünü ilgilendirmekle birlikte, tarımında kullanılan alet-ekipmanlarla tarım alet ve makineleri sanayini de yakından ilgilendirmektedir. Bu konuda yeni yeni gelişen hasat makinesi kullanımının yaygınlaşması dolayısıyla sanayimizde çok önemli gelişmeler olacaktır. Diğer taraftan pamuk tarımında sulama, gübre ve ilaç kullanılmaktadır. Bu yönüyle sulama sistemleri, gübre ve ilaç sanayi ile de ilişki içindedir.

 

 

 

17.MEVCUT DURUMUN DEĞERLENDİRİLMESİ

Türkiye’de, Cumhuriyet’le birlikte gelişen pamuk üretimimiz, 1970’li yıllardan sonra üretim alanları artışından çok verim artışları ile 700-800 bin ton dolayındaki lif üretimine ulaşmıştır. Özellikle 1990’lı yıllardan itibaren tekstil ve konfeksiyon sanayimizdeki hızlı gelişme sonucu iç tüketim kapasitemiz bu gün 1,200 milyon tona ulaşması ile üretimimiz, tüketimi karşılayamaz duruma gelmiştir. Bu nedenle 1990 yılına kadar pamuk ihracatçısı olan Türkiye, bundan sonraki yıllarda önemli pamuk ithalatçısı ülkeler arasına girmiştir. Son yıllarda GAP bölgesinin devreye girmesi ile birlikte bu bölgede pamuk üretim alanları ve üretiminde hızlı artış olmasına karşın, önümüzdeki yıllarda da Türkiye pamuk üretimi, tüketimine yetmeyecektir. Bu nedenle ithalatçı olma özelliğimiz sürecektir. Pamuk üretim alanları, Çukurova ve Antalya gibi bazı üretim alanlarında giderek azalmasına karşın GAP bölgesinde artış sürecek ve 1 milyon hektara ulaşacaktır. Pamuk üretim alnlarındaki bu artışa bağlı olarak son yıllarda pamuk çapa ve hasatta çalışan işçi sıkıntısı başlamıştır. Bunun sonucu olarak makineli hasat işlemi başlamıştır. Ancak yüksek maliyetli yeni makinelerin alınması ve makine ile hasat edilen pamukların çırçırlanması konularında yeni sorunların çıkacağı bilinmektedir. Diğer taraftan bölgeler arası fiyat farkları nedeniyle, bölgeler arası pamuk nakilleri de ayrı bir sorun olarak aciliyetini korumaktadır. Bunları önlemek için genellikle tüm dünyada uygulanan tek balya sisteminin acilen uygulanması bir çözüm olarak görülmektedir.

 

 

18.DÜNYADAKİ DURUM DİĞER ÜLKELERLE KIYASLAMA

Dünyada pamuk üretimi yaklaşık 80 ülkede yapılmaktadır. Bunlardan yaklaşık 10 ülke önemli pamuk üreticisi, yine bu ülkelerden çoğunluğu pamuk ithalatçısıdır. Dünyada ortalama 33  hektar alanda pamuk ekilmekte, ve her yıl ortalama 19-20 milyon ton pamuk üretilmektedir. 1992-1998 yılları arasındaki 7 yıllık ortalama rakamlara baktığımızda (Tablo 16), dünya pamukçuluğunu karşılaştırmalı görebiliriz. Pamuk üreticisi ülkelerden Çin en büyük pamuk ithalatçısı olup bunu üretimi az fakat 2. büyük pamuk ithalatçısı Endonezya izlemektedir. İtalya’da önemli ithalatçı ülkelerden birisidir. Hiç üretimi olmayan Japonya ise 283 bin ton ile önemli bir ithalatçı ülke konumundadır. Türkiye ise 300 bin tona ulaşan ithalatı ile önemli bir pamuk üreticisi olmasına karşın önemli bir pamuk ithalatçısı durumundadır (Tablo 4). Özellikle AB ülkelerinin çoğunda pamuk üretimi olmaması ve kaliteli pamuk üretimimiz ve dünya standartları ile rekabet edebilen tekstil üretimimiz, AB karşısında çok büyük avantaja sahip olduğumuzu göstermektedir. Bu gün, Türkiye pamukçuluğu etkileyen en önemli faktörlerin başında yüksek üretim maliyetleri gelmektedir. Bu nedenle pamuk üretiminde daha fazla makineli tarıma geçilmesi ve üretiminden en son pazarlamasına kadar desteklenmesi yerinde olacaktır.

 

 

Tablo 16. Son 7 Yıl (1992-1998) Ortalamasına Göre Dünya Pamukçuluğu

ÜLKELER

Ekim Alanı (1000 ha)

Üretim (1000 ha)

Verim (kg/da)

Hindistan

8034

4269

53.1

Çin

5263

3852

73.2

ABD

5254

2450

46.6

Özbekistan

1569

1216

77.5

Pakistan

2959

1719

58.1

Brezilya

1206

459

38.0

Türkiye

682

692

101.5

Türkmenistan

566

306

54.1

Arjantin

664

283

42.6

Paraguay

321

142

44.2

Mısır

368

318

86.4

Yunanistan

380

304

80.0

Avustralya

320

449

140.3

Suriye

219

236

107.7

Dünya

33104

19312

57.1

Kaynak: İnternational Cotton Advisory Committee, Review of The World Situation, Vol.50, No.4, 1997

 

 

 

III.SEKTÖRDE TEŞVİK ALMIŞ YATIRIMLAR

 

IV.SEKİZİNCİ PLAN DÖNEMİNDE GELİŞMELER

        

1.GENEL POLİTİKA ÖNERİLERİ

Pamuk, lif bitkisi olması yanında, yağ ve yem bitkisi konumunda da bulunması, tekstil, yağ, yem ve barut sanayi kollarının hammaddesini oluşturması ve istihdam yaratıcı bir ürün olmasından dolayı üretiminin özendirilmesinde yarar görülmektedir. Pamuk üretiminin özendirilmesi, genel tarım destekleme politikası içinde yer almakla birlikte, pamuk üretim girdileri, kredi, vergilendirme ve pazarlama konularındaki teşvikler, üretimin artırılmasında etkili olabilecek faktörlerdir. Pamuk üretimini özendirirken, mevcut üretimin de kayıt altına alınarak ekonomiye kazandırılması da uygulanacak pamuk politikalarının başında gelmelidir. Türkiye’nin ortalama 800 bin ton lif üretimi bulunmaktadır. Bu da 4 milyon balya demektir. Buna karşın denetlenen balya sayısı yıllara göre 2 milyon adedi geçmemektedir.

 

Tablo 17. Türkiye’de 1997-98 Döneminde Denetlenen Balya Miktarı (Adet)

Bölgeler

Rollergin

%

Sawgin

%

Toplam

%

Ege

1 092 111

91.75

101 253

8.3

1 193 364

64.4

Çukurova

288 081

70.5

123 523

29.5

408 604

22.1

Güneydoğu

180 539

95.2

9 021

4.8

189 560

10.2

Antalya

35 987

58.2

25 802

41.8

61 789

3.3

Toplam

1 596 718

86.1

256 599

13.9

1 853 317

100.0

 Kaynak: Başbakanlık DTM Batı Anadolu Bölge Müdürlüğü Kayıtları

 

Tablo 17’nin incelenmesinden görüleceği gibi 1997/98 üretim dönemi için toplam üretim       3 853 000 balya olmasına karşın, denetlenen balya miktarı 1 853 317 balya olup %50’den azdır.

 

Pamuk lifinin kullanımı birçok işlemlerden sonra mümkün olmaktadır. Hasat edilen pamuk çırçırlandıktan sonra ayrılan lif, iplik fabrikasında iplik haline getirilir. İplik, dokuma fabrikalarında, dokumaya dönüştürüldükten sonra boyama işleminden geçmektedir. Kumaş veya bez haline getirilen pamuk, daha sonra konfeksiyon haline getirilmektedir. Bütün bu işlemler zincirinin her birinden sonra, pamuk lifinin değeri artmaktadır. Pamuk, yaklaşık olarak ham pamuktan ipliğe dönüşmede 2-3, iplikten dokumaya geçtiğinde 5-7 ve konfeksiyon aşamasında 10-15 kat değer kazanmaktadır. Bu nedenle üretilen pamuğun kayıt altına alınması için yapılacak işlemler sayesinde Türkiye Ekonomisine daha fazla gelir sağlanacaktır. Bunun için de pamuğun denetlenme açısından “tek balya standartı”na geçilmesi ve üreticinin korunması açısından da pirim sistemi gibi uygulamaların istikrarlı bir politika olarak sürdürülmesinde pamukçuluğumuzun geleceği açısından yararlı olacağı açoktır.

Pamuk ürününün ekonomimiz açısından diğer birçok tarım ürününe göre ayrıcalıklı bir önemi bulunmaktadır. Bilindiği gibi Türkiye’de pamuk tarımı genellikle ülkenin güney bölgelerinde yaygın olarak yapılmaktadır. Buna karşın elde edilen lif konfeksiyon haline dönüşünceye kadar ülkenin tüm bölgelerinde kurulmuş değişik kademedeki fabrikalarda işlem görmektedir. Dolayısıyla her kademesinde yüksek katma değer kazandıran pamuk tüm bölgelerdeki insanlara iş olanağı yaratmaktadır.

Bu kadar önemli olan pamuk ürünü, tüm dünyada olduğu gibi yaşanmakta olan ekonomik krizden en fazla etkilenen tarım ürünümüz olmuştur. Üretim ve pazarlama aşamasında üretici, işleme aşamasında sanayici ve dış satım aşamasında ihracatçı son iki yıldır gözle görülür darboğazlara girmiştir. Ancak tüm dünyada kullanılan lif maddelerinin %50’si dolayı ve Türkiye’de kullanılan lif maddelerinin %60’tan fazlası doğal liflerden oluştuğu dikkate alınırsa, bu lifler içinde büyük oran oluşturan pamuğun bundan sonraki yıllarda da ekonomi politikamız içerisinde önemli yerini koruyacağı açıktır.

 

 

 

2. SEKTÖR PROJEKSİYONLARI

2.1. ÜRETİM

Türkiye’dee pamuk üretimini sınırlayan yağış noksanlığının, yeni sulama olanaklarının geliştirildiği 1950 yıllarında, üretim alanlarında hızlı artış olmuş ancak bu artış 1990 yılına kadar hemen hemen aynı kalmıştır(Tablo 1). 1995 yılından itibaren, GAP projesinin yavaş yavaş devreye girmesi ile artan sulama olanakları doğrultusunda yalnızca Güneydoğu Anadolu Bölgesinde artış olmuştur. 1976 yılında başlatılan, otuz yıl içerisinde (2006) bitirilmesi planlanan GAP projesi ile            1 657 447 ha alan sulanacaktır. Bu sulama olanakları ile bölgede mevcut bitki üretim deseninin önemli ölçüde değişeceği, tüm sulanabilen alanın yaklaşık %35’ini (580 000 ha) pamuk tarımının oluşturacağı, böylece, Güneydoğu Anadolu Projesi ile Türkiye pamuk ekim alanının 1.2 milyon hektara, pamuk lif üretiminin 1 milyon tona ulaşacağı tahmin edilmektedir.

Pmuk üretimimiz, 1995 yıllarından sonraki hızlı tekstil ve konfeksiyon üretimi artışımıza bağlı olarak devamlı artış trendine girmesine karşın, 1998-99 ve 1999-2000 yıllarında yaşanan ekonomik kriz ve maliyete göre düşük pazarlama fiyatlarından olumsuz yönde etkilenmiştir. Düşük pazarlama fiyatlarının 2 yıl arka arkaya devam etmiş olması, üreticinin pamuk yerine başka ürün arayışlarına girmesine neden olmuştur. Bu nedenledir ki gelecek yıllardaki ekiliş, üretim ve tüketim miktarlarının tahmin edilmesi oldukça zorlaşmaktadır. Buna karşın Güneydoğu Anadolu Projesi ile sulama alanları artacağından bu bölgede, diğer bölgelere göre pamuk üretim alanlarında artış olacağı tahmin edilmektedir. GAP projesine bağlı olarak Güneydoğu Anadolu Bölgesinde üretim alanlarında yıllık %3 artış olacağı tahmin edilmektedir. Bu nedenle, Türkiye’nin ekim alanlarında yıllık %2 dolayında artış olacağı tahmin edilmektedir. Üretimdeki artış ise yine GAP bölgesinde olacaktır.

 

Tablo 18. Türkiye’nin 2000-2005 Yıllarındaki Pamuk Üretim Projeksiyonu

Yıllar

Ekim Alanı (1000 ha)

Üretim (1000 ton)

Verim (kg/ha)

1997/98

719

838

1165

1998/99*

756

871

1152

1999/00

726

820

1129

2000/01**

771

888

1152

2001/02**

786

906

1153

2002/03**

801

924

1154

2003/04**

817

942

1153

2004/05**

833

961

1154

2005/06**

850

980

1153

  *Tahminde baz yıl olarak alınmıştır.

** Projeksiyon değerleri

 

Çünkü bölgede daha önceleri, düşük verim ve çırçır randımanlı çeşitler ekilirken, bu gün verimi ve çırçır randımanı yüksek çeşitler bölgede ekilmeye başlamıştır. Bu nedenle hektara lif verimi 800 kg dolaylarında iken bu gün hektara lif verimi 1200 kg’a kadar çıkmıştır. Bu da üretim artışında etkili olmaktadır. Tablonun incelenmesinden görüleceği gibi, ön görülen yıllar içerisinde pamuk üretim alanları 850 bin ha, lif üretimi 1 milyon ton ve verim ortalaması da 1150 kg/ha dolayında olacağı tahmin edilmektedir.

 

2.2. YURTİÇİ TÜKETİM, İHRACAT VE İTHALAT

Tablo 1’de görüldüğü gibi 1980 yılında lif pamuk üretimi 500 bin ton, tüketim ise 290 bin ton dolayında iken, artan yatırım ve ihracata bağlı olarak tüketimimiz %390 artarak 1150 tona yükselmiştir. Yıllar itibariyle istatistikler incelendiğinde son yıllarda toplam tüketim artışımız, dünya ortalamasının üzerinde olmuştur. Son yıllardaki oransal tüketim artışı bakımından ülkemiz, Endonezya’dan sonra ikinci en yüksek artışı gerçekleştirmiştir (Dünya %136, Türkiye %392, Endonezya %421), (Dış Ticaret Müsteşarlığı, Aralık 1999). Toplam pamuk tüketimimizdeki bu artış, yerli üretimle karşılanamadığından, ithalatımız hızla artarak son yıllarda 400 bin tona yaklaşmıştır (Tablo 5).

Ülkemiz pamuk ipliği ve pamuklu mensucatta net ihracatçı ülke konumunda olmasına rağmen, ithalattaki artış, ihracat artışının çok üzerinde olmuştur. 1989-98 yılları arasında pamuk ipliği ihracatımız %10,4 artarken, toplam ithalatımız %788 oranında artmıştır. Bu gün 1445 bin kg/yıllık üretim kapasitesiyle, ikinci en büyük iplik üretim kapasitesine sahip ülkemiz, 1998 yılında bu kapasitenin ancak 1/3’ünü kullanarak 450 bin ton üretim yapmıştır. Artan enerji ve finansman maliyetlerinin, sektörün kapasitesini yeteri düzeyde kullanmasını engellediği belirtilmektedir (D.T.M., Aralık 1999).

Türkiye’nin mevcut yüksek pamuk işleme kapasitesine karşı, üretim miktarının düşük olması ve mevcut üretim artışıyla, iç tüketimimizi karşılamamız mümkün olmadığından, net  pamuk ithalatçı konumumuz devam edecektir. En fazla pamuk ithal ettiğimiz ülkeler ABD, Yunanistan, Özbekistan, Suriye ve Azerbeycan; en fazla pamuk ihraç ettiğimiz ülkeler Portekiz, İtalya, Çek Cumhuriyeti, Almanya ve Tayland’dır. (D.T.M., Aralık 1999).

Dünya pamuk üretiminin 1999/00 sezonunda 19,1 milyon ton, 2000/01 sezonunda da 19,4 milyon tona çıkması beklenmektedir. Dünya pamuk üretiminin ¾ ’ünü 6 büyük üretici ülke karşılamaktadır (Tablo 4). Çin stoklarında azalma yapmak için, alım fiyatlarını düşük açıklamakta, elle hasata verilen ücreti düşürmektedir. Böylece 4,6 milyon ton olan üretiminin 4 milyon tonun altına düşmesini sağlamıştır. Diğer büyük üretici ABD’de de pamuk üretiminin azalarak 1999/00 sezonunda 3,7 milyon ton, 2000/01 sezonunda da 3,6 ton olması beklenmektedir. ICAC’nin (Uluslararası Pamuk İstişare Komitesi) yaptığı tahminlere göre ülkemizde ekim alanları ve verimlilikte az da olsa bir azalma olacağı, buna karşın GAP devreye girdikten sonra üretimimizde artışlar olacağı belirtilmektedir. Buna karşın Fiyatlardaki gerilemeye bağlı olarak çiftçi gelirlerindeki kayıplar, uygun prim sistemleri ile giderilmedikçe ekim ve üretimin azalmasının kuvvetle muhtemel olduğu bildirilmektedir (D.T.M, Aralık 1999). Bu bilgilerin doğrultusunda 2000-2005 yılları arasındaki tüketim, ihracat ve ithalat miktarları projeksiyonu Tablo 19’da verilmiştir. Diğer taraftan uzun yıllardır oluşmuş ve yıllık 100-150 bin ton arasında değişen miktarlarda stok miktarları oluşmaktadır (Tablo 5). Bu nedenle mevcut stok miktarları üretim ve ithalat miktarlarına bağlı olarak, tüketimin ve ihracatın garantisi şeklinde yine yıllık 100-150 bin ton arasında oluşacaktır.

 

Tablo 19. Türkiye’nin 2000-2005 Yılları İç Tüketim. İhracat ve İthalat Miktarları (1000 ton)

Yıllar

Üretim

Tüketim

İhracat

İthalat

1997/98

838

1 150

23

399

1998/99

871

980

90

250

1999/00

820

1 050

70

383

2000/01**

888

1 100

30

300

2001/02**

906

1 150

30

300

2002/03**

924

1 175

30

300

2003/04**

942

1 200

30

300

2004/05**

961

1 225

30

300

2005/06**

980

1 250

30

300

  *Projeksiyon değerleri

 

 

3. ÖNGÖRÜLEN YASAL VE KURUMSAL DÜZENLEMELER

Pamuk, üretim ve tüketimi ile Türkiye ekonomisinde çok önemli yere sahiptir ve tarıma dayalı sanayimizin temel kaynağıdır. Buna bağlı olarak artan ihracat gelirlerimiz içerisinde en önemli payı pamuk ve pamuklu tekstil ürünleri ihracatımız oluşturmaktadır. 1998 yılı rakamlarına göre 3,737 milyon $ tekstil ihracatımızın toplam ihracatımız içindeki payı %14 düzeylerindedir. Toplam tekstil ihracatımızın %37’lik bölümü pamuk ve pamuklu tekstil ihracatımız oluşturmakta olup, toplam değeri 1,388 milyon $ civarındadır. (D.T.M., Aralık 1999). Türkiye ekonomisinde bu kadar önemli yere sahip olan pamukta, bazı yasal ve kurumsal düzenlemelere gidilmesi kaçınılmazdır.

Bunların başında, pamukla ilgili kararlarda söz sahibi olan, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Tarım ve Köyişleri Baakanlığı, Sağlık Bakanlığı gibi birçok bakanlık bulunmaktadır. Bu nedenle en azından yapılan çalışmalar arasında kopukluklar olmakta, kaynak israfı olmaktadır. Bu nedenle en azından yapılan çalışmalar arasında kopukluklar  ve kaynak israf&#