SEKİZİNCİ BEŞ YILLIK KALKINMA PLANI
SANAYİ BİTKİLERİ ALT
KOMİSYONU RAPORU
Hazırlayanlar:
Hasan Basri Karadayı (Pamuk Araştırma Enstitüsü-Nazilli/Aydın)
Dr Ahmet Sağdemir (Pamuk Araştırma Enstitüsü-Nazilli/Aydın)
Prof.Dr. Oktay Gencer (Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi / Adana)
Dünyada en önemli lif bitkilerinden biri olan pamuk, lifi ile tekstil sanayinin, tohumu ile yağ sanayinin ve küspesi ile yem sanayinin önemli hammaddesini oluşturmaktadır. Dünyada yaklaşık 33 34 milyon hektar alanda ekim yapılmakta ve 18 20 milyon ton lif pamuk üretimi yapılmaktadır. Türkiyede ise 1998 yılı rakamlarına göre 755 bin hektar alanda ekimi yapılmakta ve 870 bin ton lif pamuk üretilmektedir. Lif verimi yönünden ise Türkiye, önemli pamuk üreticisi ülkeler arasında ilk sıralarda yer almaktadır.
Pamuk esas olarak lif üretme amacıyla yetiştirilmekteyse de aynı zamanda yağ ve yem bitkisi olması dolayısıyla da ekonomik değeri yüksek bir tarım ürünümüzdür. Pamuk, lif üretimi ile 70 milyona yaklaşan nüfusumuzun ihtiyacını karşıladığı gibi, tekstil ürünleri ihracatı, Türkiye toplam ihracat gelirinin %35-40ını oluşturmaktadır. Bu nedenle, Türkiye, pamuk üretiminde ve dünya tekstil ticaretinde ve dünya tekstil ticaretinde ön sıralarda yer almaktadır. Bu özelliği ile pamuk; tarımı, çırçırlama, iplik, dokuma, tekstil yağ ve yem sanayii ile ticarette büyük bir kitleye istihdam yaratmaya devam edecektir.
II.YAKIN
GEÇMİŞTEKİ GELİŞMELER VE MEVCUT DURUM
Pamuğun Anadoludaki geçmişi 1 yy. kadar geriye gitmektedir. Ülkemizde esas olarak pamuk, Çukurova, Ege, Antalya ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde genellikle sulanan alanlarda üretilmektedir. Sayılan bu bölgeler dışında da az da olsa pamuk yetiştirilmektedir. Buna karşın son yıllarda Çukurova Bölgesi ve Anatalyada pamuk üretim alanlarında azalma görülürken, GAP projesine bağlı olarak Güneydoğu Anadolu Bölgesinde pamuk ekim alanlarında önemli artışlar meydana gelmektedir. Türkiye pamuk üretiminin uzun yılları içeren rakamları incelendiğinde, üretim alanlarındaki artışlar daha yavaş ilerlerken, üretim miktarındaki artışlar daha hızlı gelişmiştir. Tablo I den görüldüğü gibi 1970li yıllardan itibaren görülen hızlı üretim artışlarında araştırma Enstitülerinde yapılan ıslah çalışmaları sonucu geliştirilen yeni çeşitlerin üreticiye ulaştırılması etkili olmuştur. Türkiyenin uzun yıllar pamuk ekiliş, üretim ve verim durumu tablo I de verilmiştir.
Tablo I. Türkiyede Pamuk Ekiliş
Alanı, Üretim ve Verimi
|
Yıllar |
Ekiliş (1000 ha) |
Lif
Üretimi (1000
ton) |
Lif
Verimi (kg/ha) |
Dünya
Ort. (kg/ha) |
|
1932 |
158 |
20 |
128 |
128 |
|
1942 |
237 |
74 |
227 |
227 |
|
1952 |
675 |
165 |
244 |
237 |
|
1962 |
660 |
245 |
371 |
298 |
|
1972 |
760 |
544 |
715 |
367 |
|
1982 |
595 |
489 |
822 |
402 |
|
1992 |
637 |
574 |
900 |
576 |
|
1993 |
567 |
602 |
1061 |
567 |
|
1994 |
851 |
628 |
1080 |
580 |
|
1995 |
757 |
851 |
1125 |
581 |
|
1996 |
750 |
792 |
1056 |
581 |
|
1997 |
719 |
837 |
1165 |
581 |
|
1998 |
755 |
870 |
1152 |
556 |
Kaynak: DİE Türkiye İstatistik Yıllığı, Ankara 1997
Pamuk Daimi Çalışma Grubu Toplantı Raporları, Nazilli, 1999
1.GENETİK
KAYNAKLAR
Türkiyede pamuk tarımında asıl gelişme, Cumhuriyetin ilanından sonra olmuştur. 1924 yılında Çukuova bölgesinde Adanada, Ege Bölgesinde Nazillide olmak üzere iki araştırma istasyonu kurulmuştur. Bu istasyonlarda, USAdan getirilen 40 genotiple, introdüksiyon çalışmalarına ağırlık verilmiştir. Yapılan uzun çalışmalar sonunda Türkiye pamuk ekim alanlarının hepsi G.hirsutum L. Türü pamuklar ile kaplanmıştır.Halen Nazilli Pamuk Araştırma Enstitüsü genetik stoklarında gerek yurt dışından getirilmiş, gerekse yapılan ıslah çalışmaları sonucunda yurt içinde elde edilmiş toplam 321 çeşit bulunmaktadır. Bu çeşitlerden Nazilli 84, Nazilli 143 ve Nazilli M-503 Ege Bölgesinde, Sayar 314 ve Çukurova 1518 Adanada, Erşan-92 ve Maraş-92 çeşitleri Maraş çevresinde olmak üzere bugün birçok çeşit pamuk ekim alanlarımızda yetiştirilmektedir. Bunun yanında pamukla ilgili kuruluşlar tarafından gerek yeni pamuk ekim sahaları ve gerekse makineli pamuk hasadına uygun çeşitler konusunda çalışmalar sürdürülmektedir.
2.ÜRETİM
a.EKİM ALANI, ÜRETİM VE VERİM
Türkiyede pamuk Ege, Çukurova, Antalya ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde üretilmektedir. İlk üç bölgede pamuk tarımının geçmişi oldukça eskidir. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde ise sulama olanaklarının gelişmesi ile üretim alanları hızlı artış göstermiştir. Bu nedenle üretim alanlarındaki artış yine Gap Bölgesinde meydana gelecektir. Pamuk ekim alanı ve üretim miktarları Tablo 2 de verilmiştir.
Tablo 2. Türkiyenin Bölgelere Göre Pamuk Ekim, Üretim ve Verim Durumu
|
Yıllar |
Bölgeler |
Ekim Alanı (1000 ha) |
Üretim (1000 ton) |
Verim (Kg/da) |
|
1991/92 |
Çukurova |
184 |
161 |
88 |
|
Ege |
253 |
263 |
100 |
|
|
Güneydoğu |
130 |
115 |
89 |
|
|
Antalya |
22 |
22 |
102 |
|
|
1992/93 |
Çukurova |
218 |
194 |
89 |
|
Ege |
261 |
260 |
100 |
|
|
Güneydoğu |
136 |
95 |
70 |
|
|
Antalya |
23 |
26 |
111 |
|
|
1993/94 |
Çukurova |
151 |
152 |
95 |
|
Ege |
236 |
272 |
115 |
|
|
Güneydoğu |
150 |
153 |
102 |
|
|
Antalya |
20 |
25 |
126 |
|
|
1994/95 |
Çukurova |
159 |
178 |
105 |
|
Ege |
237 |
265 |
112 |
|
|
Güneydoğu |
160 |
164 |
103 |
|
|
Antalya |
16 |
20 |
123 |
|
|
1995/96 |
Çukurova |
254 |
284 |
112 |
|
Ege |
266 |
308 |
116 |
|
|
Güneydoğu |
191 |
208 |
109 |
|
|
Antalya |
30 |
34 |
114 |
|
|
1996/97 |
Çukurova |
219 |
225 |
103 |
|
Ege |
266 |
278 |
104 |
|
|
Güneydoğu |
205 |
226 |
110 |
|
|
Antalya |
28 |
32 |
113 |
|
|
|
Çukurova |
172 |
201 |
117 |
|
Ege |
264 |
307 |
117 |
|
|
Güneydoğu |
267 |
309 |
115 |
|
|
Antalya |
17 |
20 |
117 |
|
|
|
Çukurova |
178 |
198 |
111 |
|
Ege |
252 |
285 |
113 |
|
|
Güneydoğu |
309 |
368 |
119 |
|
|
Antalya |
17 |
20 |
118 |
Kaynak: Tarımsal Ekonomi Araştırma Enstitüsü, Ankara 1998
Pamuk Daimi Çalışma Grubu Toplantısı, Nazilli 1999
Tablonun incelenmesinden de görüleceği gibi son yıllarda 300 bin hektarı geçen rakamla en büyük pamuk ekim alanları Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yer almaktadır.
b.ÜRETİM TEKNOLOJİSİ
VE SİSTEMLERİ
Pamuk üretim ve yetiştirilmesinde hem alet makine hem de insan işgücü yoğun bir şekilde kullanılmaktadır.Tarlanın ekime hazırlanması, ara sürümü, sulama ve nakliye işlemlerinin yerine getirilmesinde alet makine ön planda olmasına karşın, el çapası seyreltme ve toplama (hasat) işlerinde insan işgücü ağırlıklı olarak kullanılmaktadır. Ülkemizde pamuk tarımı genellikle sulu tarım arazilerinde yapılmaktadır.Bu nedenle pamuk ekiliş alanları yeni sulama alanlarının açılmasıyla artış göstermektedir. Buna bağlı olarak gübre kullanımı yoğundur. Genellikle dekara saf madde olarak 10 12 kg azot, 6 7 kg fosfor verilmekte ve gerekli durumlarda potaslı gübreler de ilave edilmektedir.
Pamuğun yetişme periyodu boyunca genelde yağmur yağmaktadır. Pamuğun bir yetişme sezonunda 500 1100 mm ilave suya ihtiyacı bulunmaktadır. Bu nedenle ekim alanlarında gelişmiş sulama sistemlerine gereksinim vardır.
Pamuk ürününe zarar veren hastalık ve zararlılar bakımından pamuk üretim bölgeleri birbirinden az çok farklılık göstermektedir. Örneğin Ege Bölgesinin tamamında, Güneydoğu ve Hatay yöresinin bir kısmında solgunluk hastalığı (V. Dahliae) bulaşıktır. Aynı şekilde bazı yıllar Çukurovada beyaz sinek (B.tabaci) büyük zararlara neden olmaktadır. Hastalık ve zararlılardan bir kısmı üründe verimi düşürdüğü gibi kaliteyi de olumsuz yönde etkilemektedir. Pamuk üretiminde ilaç kullanımını azaltmak ve verim artışı sağlamak için transgenik bitki yetiştirilmesi konusunda alan denemeleri başlatılmıştır.
Paamuk tohumluğunun tamamına yakını her sene yenilenmektedir. Geleneksel tohum hazırlama teknikleri (havlı tohum) yanında, son yıllarda havı alınmış (delinte) tohumluk hazırla çalışmalarında çok önemli ilerleme kaydedildiğinden üreticilere ilaçlanmış ve çıkış gücü yüksek daha kaliteli tohumlar oluşturmaktadır. Delinte tohum kullanılması ile kullanılan tohum miktarında en az %50 dolayında tasarruf sağlanmakta, hastalık ve zararlılarla mücadele sağladığından ilaçlama masrafları azalmaktadır. Ayrıca çapa ve seyrelme işlerinde tasarruf sağladığından maliyetlerin düşmesinde etkili olmaktadır. Delinte tohumun sağladığı bir çok avantajlardan dolayı delinte tohum ekimi, destekleme primleri verilerek özendirilmektedir.
Pamuk tohumu hazırlanmasında Nazilli Pamuk Araştırma Enstitüsü ve TARİŞ etkili olmaktadır. Her yıl 8000 tonu TARİŞ, ve 3000 tonu da serbest nüveciler vasıtası ile olmak üzere ortalama 11 000 ton sertifikalı tohum üretilip dağıtılırken, Nazilli Pamuk Araştırması Enstitü çalışmaları ile her yıl ortalama 1 500 ton anaç kademede tohum üretilip, anlaşmalı nüveci yetiştiricilere dağıtılmaktadır. Pamuk tohumu hazırlanmasında diğer bölgelerde bulunan birlik ve kuruluşlarında benzer çalışmalar yaparak kaliteli tohum ihtiyacını karşılaması, üretimin artırılması açısından yararlı olacaktır.
Yukarıda açıklandığı gibi pamuk üretiminde, el çapası ve hasatta yoğun insan işgücü kullanılmaktadır. Bu da üretim maliyetini oldukça yükselmektedir. Diğer taraftan pamuk üretim bölgelerinde bu işler için yoğun işçi sıkıntısı çekildiği ve pamuğun yağmurlardan önce hasat edilmesi amacıyla son yıllarda hasat makinesi kullanma çalışmaları hızlanmıştır.
Özellikle çoğunluğu Ege Bölgesinde olmak üzere en son tekniklere sahip 10 adet hasat makinesi yurt dışından getirilmiş olup, bu sayı Güneydoğu Anadolu Bölgesine doğru yayılarak artış gösterecektir ve makineli pamuk hasadı daha da yaygınlaşacaktır.
Ekolojik tarım kavramının doğuşu Almanyada 1970li yıllarda başlamış ancak 1990 yılında önemli finansal destek nedeniyle 2500 dolayındaki işletmede eko tarıma geçiş yapılmıştır. 1989dan beri AT tarafından ekolojik tarım finansal olarak desteklenmektedir. Türkiyede ise ekolojik tarım, artan dış talebe karşı, ithalatçı ve ihracatçıların bir reaksiyonu şeklinde olmuştur. Büyük bir iç Pazar doğmamıştır. Çiftçilerin ilgisi daha çok fazla gelir sağlama amacına yöneliktir. Pamukta ekolojik tarım çalışmaları 1990lı yıllarda başlatılmış ve hala aynı firma tarafından Muğla Dalyan ve Salihlide yaklaşık 1500 dekarlık alanda organik pamuk üretimi yapılmaktadır. Buralardan elde edilen pamuklardan yapılan giyim eşyalarının Avrupa pazarlarında daha yüksek fiyatlarla pazarlandığı bildirilmektedir. Üretimde çeşitlilik yaratılması açısından diğer pamuk üretim alanlarında da ekolojik pmuk tarımı için çalışmalar yapılmalı ve desteklenmelidir.
c.VII. BEŞ YILLIK KALKINMA
PLAN HEDEFLERİ İLE MUKAYESESİ
Yedinci Beş Yıllık (1992 1999) Kalkınma Planında, pamuk Üretiminde yıllık artış %2 olarak hedeflenmiştir. Aşağıda 1990 1999 yılları arasında Türkiyenin lif pamuk üretimi ile planda öngörülen hedefler verilmiştir.
Tablo 3.
VII Beş Yıllık Plan Hedefleri (1000 ton)
|
Yıllar |
Gerçekleşen
Lif Üretimi |
Plan
Hedefi |
|
1990 |
655 |
635 |
|
1991 |
560 |
654 |
|
1992 |
574 |
674 |
|
1993* |
602 |
551 |
|
1994* |
628 |
630 |
|
1995* |
851 |
660 |
|
1996* |
784 |
700 |
|
1997* |
852 |
730 |
|
1998* |
858 |
740 |
|
1999* |
899 |
750 |
*Projeksiyon değerleri
Kaynak: Yedinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sanayi Bitkileri Özel İhtisas Komisyonu Raporu, Ankara, 1997
Tablo 3te görüldüğü gibi VII. Beş yıllık plan hedefi, üretim alanları ve verimdeki artışlar dolayısıyla genellikle aşılmış, ancak bazı yıllar ithalat, düşük iç fiyatlar ve olumsuz hava koşulları nedeniyle üretimde düşmeler görülmüştür. Tablodaki rakamlardan anlaşılacağı üzere gerçekleşen üretim miktarlarında VII. Plan döneminde oldukça önemli artışlar olmasına karşın, tüketimdeki hızlı artış nedeniyle kendine yetersiz hale gelmiş ve daha fazla pamuk ithal etme yoluna gidilmiştir.
3.DIŞ
TİCARET
İhracat ve İthalat
Miktarları
Dünyada 1970li yılların başında sentetik lif üretiminin çok hızlı artması, pamuğun tekstil Endüstrisindeki öneminin azalmasında etkili olmuştur. Yıllar boyunca tekstil maddelerinde talep eğilimleri değişim göstermiştir.
Tablo 4. Dünya Pamuk Lifi Üretimi, Tüketimi, İthalatı ve
İhracat Durumu (1997) (1000 ton)
|
Ülkeler |
Üretim |
Tüketim |
İthalat |
İhracat |
|
Çin |
3701 |
4463 |
588 |
11 |
|
ABD |
3872 |
2359 |
5 |
1546 |
|
Pakistan |
1676 |
1568 |
22 |
152 |
|
Hindistan |
2722 |
2743 |
44 |
65 |
|
Özbekistan |
1263 |
185 |
1 |
1067 |
|
Türkiye |
762 |
1002 |
283 |
44 |
|
Türkmenistan |
152 |